Ekonomik Görünüm

2016 Yılında Ekonomik Görünüm

Küresel ölçekte ekonomik ve siyasi birçok önemli değişimin yaşandığı 2016 yılında zorluk ve belirsizlikler artmış, küresel büyüme zayıf ve kırılgan görünümünü sürdürmüştür. Küresel ve bölgesel olumsuzlukların etkisiyle Türkiye ekonomisinde de yavaşlama görülmüştür.

Önceki dönemden birçok sorun devralan 2016 yılında, bunların en önemlisi olan durgunluk problemi tam olarak aşılamamış ve küresel krizin üzerinden 30 çeyrek geçmiş olmasına rağmen küresel ekonomide kalıcı denge sağlanamamıştır. Yıllardır küresel ekonominin lokomotif rolünü üstlenen Asya-Pasifik bölgesindeki ülkelerde görülen ivme kaybına rağmen 2016 yılında da büyüme devam etmiş, buna karşın özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki büyüme zafiyeti neredeyse kronik bir hal almıştır. Alınan tüm önlemlere rağmen arzu edilen istikrarlı büyümenin bir türlü sağlanamaması, ülkeler arası ticaretin de yavaşlamasına ve ticaret hacminin daralmasına neden olmaktadır. Avrupa Merkez Bankası (AMB) 8 Aralık 2016 tarihli toplantısında, sıfır düzeyinde tuttuğu politika faizini degˆis¸tirmeyecegˆini açıklamıştır. AMB, süresi 2017 yılı Mart ayında dolacak olan 80 milyar avroluk varlık alım programının boyutunu 60 milyar dolara indirerek yıl sonuna kadar sürdüreceğini açıklamıştır.

Yıl ortasında İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkış kararının (Brexit) yol açtığı belirsizlik, IMF tarafından “dünya ekonomisi için önemli derecede aşağı yönlü riskler barındıran bir gelişme” olarak değerlendirilmiş ve küresel ekonomik büyüme beklentisinin 2016 için %3,2’den %3,1’e çekilmesine neden olmuştur. Brexit, Türkiye’nin ihracatı içinde en büyük paya sahip olan AB pazarının küçülmesine neden olacağından, ülkemiz açısından da riskler barındırmaktadır.

ABD ekonomisinde yılın ikinci yarısından itibaren ekonomik verilerde görülen iyileşme genel olarak olumlu bir beklenti yaratsa da, 2016 yılındaki büyüme beklentilerin altında kalmış ve 2011 yılından sonraki en düşük seviye olan yüzde 1,6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırması beklentisi ve küresel gelişmelerin etkisiyle yükselişe geçen dolar kuru, Donald Trump’ın seçilmesiyle art arda rekorlar kırmıştır. Diğer taraftan Trump’ın seçim sürecindeki söylemleri ABD’de yeni bir dönem başlamakta olduğu yönünde bir izlenim yaratmış olup, bunun ortaya çıkardığı belirsizlikler özellikle gelişen ülkelere yönelik risk algısını yükseltmiştir.

Buna karşın ABD’de işsizlik oranı %4,6 ile resesyon öncesi seviyeler­de olup, 2017 yılında ekonomik büyüme tahmini %2’den %2,1’e yükseltilmiştir. Aralık ayında fa­izleri 25 baz puan artırarak %0,50-%0,75 bandına yükselten FED ’in, önümüzdeki dönemde faizlerde daha hızlı bir yükseliş yapması beklenmektedir.

2016 yılında Japonya’da Merkez Bankası’nın %2 enflasyon hedefine doğru istenilen ivme yakalanamazken, üçüncü çeyreğinde yüzde 0,5 olarak açıklanan büyüme oranı yüzde 0,3’e revize edilmiştir. Çin ekonomisi 2016 yılında %6,7 ile son 26 yılın en yavaş büyümesini gerçekleştirmekle birlikte, düşük ancak dengeli büyüme eğilimini devam ettirmektedir. Küresel ekonominin yeni lokomotifi olarak görülen Hindistan ekonomisinin ise IMF’nin %7,5 büyüme tahminine uygun büyümesi beklenmektedir.

2016 yılında küresel ekonominin genel çerçevesini çizen düşük emtia fiyatları, düşük faiz oranları, düşük ticaret hacmi ve küçük büyüme oranları gibi faktörlere ek olarak siyasi riskler, korumacı politikalar, jeopolitik çatışmalar ve terör olayları da belirsizlikleri güçlendiren ve ekonomik aktivite üzerinde baskı yaratan diğer unsurlar olmuştur.

Bu gelişmelerden olumsuz etkilenen Türkiye ekonomisinde de büyüme göstergeleri itibariyle yavaşlama dikkat çekmektedir. 2008 krizinden sonra yüksek büyüme oranlarıyla dikkatleri çeken Türkiye ekonomisi, son yıllarda jeopolitik risklerin yoğunlaşması ve küresel ekonomiden kaynaklanan belirsizliklerin artmasına bağlı olarak yatırım iştahının azalması ve özel yatırım harcamalarının gerilemesi nedeniyle büyüme ivmesini kısmen kaybetmiştir.

Türkiye ekonomisi, 2016 yılında bölgesel ve küresel gelişmelerin etkisiyle zor bir yılı geride bırakırken, yıla görece hızlı başlayan büyüme üçüncü çeyrekte negatife dönmüş ve ekonomi 27 çeyrek sonunda ilk kez %1,8 daralmıştır. Ekim ayında hükümet tarafından açıklanan Orta Vadeli Program’da 2016 için büyüme tahmini %4,5’ten %3,2’ye düşürülmüştür. Aynı paralelde 2016 cari açık/GSYH hedefi %3,9’dan %4,3’e; işsizlik oranı %10,2’den %10,5’e; merkezi yönetim bütçe açığının GSYH’ye oranı da %1,3’ten %1,6’ya güncellenmiştir.

Küresel gelişmelerin etkisiyle TL karşısında değer kazanan ABD doları, Donald Trump’ın seçilmesiyle art arda rekorlar kırmıştır. T.C. Merkez Bankası döviz fiyatlarındaki hızlı yükselişi frenlemeye yönelik çeşitli kararları uygulamaya koyarken, TL’ye destek çağrısı kamu ve özel sektörün yanı sıra vatandaşlar nezdinde de karşılık bulmuştur. Diğer taraftan hükümet tarafından yıl genelinde reel sektör, ihracatçı, KOBİ ve işgücü piyasasının rahatlatılmasına yönelik reform niteliğinde birçok önlem açıklanmıştır.

NASIL SİGORTA YAPTIRACAKSINIZ?

Genel Müdürlük, Bölge Müdürlükleri, Temsilcilikler ve Güneş Sigorta acentelerine başvurmanız yeterli.

HIZLI ERİŞİM